Işığı Gördüm – Ölüm Ötesi Deneyimler

Menu

Sitenizi facebookta tesadüfen gördüm, sitenizdeki deneyimleri okudum ve size yazıp yazmamakta terddüt ettim, sonra size anlatmaya karar verdim, zira bana bu şekilde davranmam gerektiği söylenmişti. Bunu anlayamadığınızı biliyorum.

Tarih 11.9. 2010, rahmetli annem aniden felç geçireli ve hastanede yatışı henüz 12 gün olmuştu, annemin birdaha hiç konuşamayacağını ve yürüyemeyeceğini dün öğrenmiştim ve inanılmaz derecede üzgündüm. Bütün gün boyunca 20 yıldır süregelen midemdeki ülserden kaynaklandığını düşündüğüm ağrıyla boğuştum, bütün bildiğim ilaçları almama rağmen gittikçe çoğaldı ağrım.

Akşam saat 19 civarında hergün yaptığım gibi annemi ziyaret etmek için hastaneye gittim, mide ağrım çok fazlalaşmıştı, annemin başında bekleyen ablama midemin çok ağrıdığını ve bugün fazla kalamayacağımı söyledim, ablam hemşireden bir ilaç alıp bana içirdikten sonra eve gidip yatmamı söyledi. Arabamla yola çıktım, kısa bir süre sonra ablamın doktor olan kızı ve çok sevdiğim yeğenim beni telefonla aradı ve “ablamın ona ağrımdan söz ettiğini, kendisinin bugün acilde nöbetçi olduğunu ve oraya gitmemi bana bazı testler yapacağını söyledi”. Ben ağrımın ülserden olduğunu bildiğimi ve eve gidip yatacağımı söyledim.

Birkaç dakika sonra tekrar aradı ve ona gitmem konusunda ısrar etti, ben yine reddettim. 3. ve son kez aradığında bana kesin ve kararlı bir şekilde ” içinde kötü bir his olduğunu, mutlaka telefonu kapatmadan onunla konuşarak ona gitmem gerektiğini,” söyledi. Bu kadar kararlı bir davet konusunda yapacak birşeyim kalmamıştı aracımı onun görev yaptığı hastaneye sürdüm, tam hastane kapısına geldiğimde biranda çok kısa bir süre kendimi kaybeder gibi oldum, o an çok ciddi bir durumda olduğumu anlayıp aracımı park ettim (son hatırladığım şey budur).

Hastane odasında kendime geldiğimde 3 gün geçmişti. Başucumdaki yeğenim bana kalp krizi geçirdiğimi, tıpta “arrest” olarak adlandırılan ani olarak kalbin ve solunumun tamamen durarak gerçek bir ölümü yaşadığımı, uzun uğraşlar sonucu ve büyük bir şans eseri geri döndüğümü anlattı. Bu ani şoku atlatıp bir müddet uyuyup uyandıktan sonra neler olduğunu hatırlamaya çalıştım. O anda birden gerçek hayatta yaşadıklarımı hatırlayamadığımı ama çok farklı bir hayatta yaşadıklarımı net olarak hatırladığımı fark ettim.

Olan şu idi. Kendimi bir anda sonsuz bir karanlığın içinde, zaman ve mekan kavramı olmadan, bir kapının önünde beklerken buldum. Net göremiyordum ama kapı diyorum çünkü dikdörtgen bir kapının içinden gelen altın sarısının beyaza yakın renginde, çok güçlü bir ışık gözüme vuruyordu. Ölmüş olduğumu biliyordum ve o kapının  ahirete açılan kapı olduğununda bilincindeydim, hiçbir korku hissetmiyordum, yaşadıklarımı doğal karşılıyordum. O anda ışığın geldiği kapının içinden 10 yıl kadar evvel ölmüş olan çok sevdiğim ve abim dediğim bir yakınım geldi. Kolumdan şefkatle tuttu ve bana “Beni ‘almak’ için kendinin görevlendirildiğini” söyledi. Bir müddet kapının önünde onunla sohbet ettikten sonra bana tekrar dönerek “Yeniden dünyaya dönme kararımın verildiğini, şimdi geriye dönüp herkese bu deneyimin gerçek olduğunu anlatmamı” söyledi.

Orada gerçek hayattaki karakterimin tersine çok sakin, metanetli ve teslimiyetçi olarak kapı önünde bekliyordum. Orada yaşadıklarımı gerçekliğin ilahi tebliği olarak değerlendiriyorum ve bana iletmemi istedikleri mesajı aynen size aktarıyorum. Bu deneyimde, ölümden sonraki hayatın varlığı ve Allah’ın gücünün sınırsızlığı edindiğim en net duygulardır.

Bu anlattıklarım o kadar netti ki yakınımın ne giydiğini bile en ince ayrıntısına kadar hatırlıyordum. Hala kriz geçirdiğim o gün ve o günden sonraki 2 ayı hiç hatırlamama rağmen, bu deneyimimi en ince noktasına kadar hatırlamaktayım. O gün bana verilen görevi yerine getirmek için bu yaşadıklarımı sitenize anlatmak istedim. Eğer bu yazımı yayınlayacak olursanız lütfen ismimi tam olarak kullanmamanızı rica ediyorum.

İsim: A. Yaş:51 Şehir: Ankara