Işığı Gördüm – Ölüm Ötesi Deneyimler

Menu

Merhaba, biraz önce ölüm ötesi deneyim sayfanızdan haberdar oldum. Ben de aynı deneyimi yaşadığımı ve aynı şeyleri aynı kelimelerle tarif ettiğim için sizin yazınızı bir arkadaşım okumamı istedi, iyi ki istemiş. Tek deli ben değilim dedim. Gerçi benim öldüğüm tıbben kayıtlı ve yaşadıklarımı benim geçen sene 2015 temmuz ayında kalbimin durduğu esnada gittiğim yeri ve hissettiklerimi birebir tarif etmişsiniz. Ben de kalp krizimden uyanır uyanmaz yaşadıklarımı kaydettim:

“Geçtiğimiz çarşamba günü saat 11:30’da kalbim durdu . Evet gercekten kalbim durdu! FINISH, FINITO, BİTTİ, SON, THE END. Ölmüşüm ki beni tanıyan herkes ölümden ne kadar korktuğumu bilir. Yaklaşık 5 dakika sürdü, tam hatırlamıyorum ama ruhumun bedenimden ayrılacağını hissettim.

Sabah gayet enerjik, üstünüze afiyet, biraz da mutlu uyanmış şarkı söyleye söyleye o gün yoğun olan programımda ilk görüşmeme gittim bekliyordum toplantısı olan müşterimin toplantısının bitmesini ama bir gariplik hissetmeye baslamıştım kendimde. Vücudumda birşey yok gibiydi, tansiyonum mu yükseldi hayır, şekerim mi düştü hayır, Allah Allah ruh gibi hissediyorum kendimi etkisiz eleman gibi hissediyordum.

Nedir bu bir türlü bulamıyorum meğer nabız düşüyor ve ben varlığımı yavaş yavaş kaybediyormuşum hayatla bağı kurabilmek ben burdayım demek için biraz ortamı değiştirip az da olsa hareket etmek için herhalde ben bir kahve alayım dedim. O sırada telefon çaldı konuşmaya başladık bir anda içimin boşaldığını bir elbise kılıfı gibi yığılacağımı hissedip arkadaşıma ben iyi değilim düşeceğim sonra konuşalım, sanırım “gidiyorum” dedim. Elimdeki tepsiyi yere koymaya çalıştım kendimi de yere yakın bir yerde güvene almaya calışıyordum, hissediyordum düşecektim vücudum halsiz ve bitkinleşmişti. Sanki her yerimden birşey yükseliyor, birşey ayrılıyordu o sırada tüy gibi hafiflemeye başlıyordum.

Bir anda film koptu gözlerimi gökyüzünde açtım  çok hızlı uçtum uçtum uçtum ve bembeyaz bulut gibi pofidik birşeyin üstüne sırtüstü attım kendimi. İnanılmaz hafiflik, inanılmaz herşeyin üstünde toz beyaz bembeyaz bir şeyin içinde kaybolmanın, yok olmanın, hiç olmanın ama aynı zamanda “o” olmanın, “herşey” olmanın, “bütün” olmanın inanılmaz hafifliği kapladı her tarafımı. Tarif etmenin gerçekten zor olduğu  bir duyguydu. HİÇLİK ile HEPLİK aynı anda HERŞEY olmak. Herşeyi ve herkesi geride bırakmak, tüy kadar hafif ve özgür, bir olmak o bembeyaz huzur içinde kalmak aslında yok olmak, bir annenin kucağında duyulan huzur içinde kalmak gibi birşey.

Ben gerçekte kafamı ve boynumu düşerken sert çarpmama rağmen sadece bu yazdıklarımı hissedip, bunları yaşadım. Kalbime takılı İCD şok cihazı devreye girip kalbe şok vererek görevini yapıp beni aniden hayata döndürdü, gözlerimi açtığımda nerdeyim kimim bilmiyordum. Tek cümle döküldü ağzımdan “mutluydum, neden uyandırdınız?”

Vücuduma ruhum geri girerken hissettim, aynı çıkarken hissettiğim gibi. Hissettim girmek istemediğini çünkü insan bedenini demirden bir hapishane gibi gördüğünü ve zoraki girdiğini farkettim içine tam olarak yerleşmesi iki günümü aldı. Sona arayan soran birçok arkadaşıma söylemişimdir halsizim inanılmaz ağırlık ve hapsolmuşluk hissi ve girmek istemediğini hissediyorum diye. Çok uzun süre vücudum ve ruhum mücadele içindeydi. Heralde onun verdiği bir yorgunluk ve uyku durumu var.

Kaderde kendi ölüm anımı izlemekte varmış. İzledim, beni tanıyan herkes bilir ölümden korktuğumu panik atak krizleri yaşadığımı ama bu deneyimle şunu farkettim  korkulacak bişey yok! Çoook özel, çok güzel SONSUZ bir huzura gidiyoruz ve canımız acımıyor, hem de hiç.

Eğer o an son an olsaydı başımı tutan elimi tutan kişilerin hiçbirini tanımadığımı farkettim tanışmadığımızı ama BİR olduğumuzu hissettim. Ordayken ilahi olanı gördüm devasa bir bulut gibi enerji topu gibi birşeydi. Ben onun ilahi  olduğunu hissettim ve ona kavuşmak istediğimi farkettim ve farketmemle ona hızla çekildim onla BİR oldum onun içinde hep hep oldum hem hiç. O parlak gözalıcı enerji topunun içinde büyük bulutun içinde kaybolmuş küçük bir nokta idim ama içinde olduğumu biliyordum. O anda hem heptim, herşeydim, hem de hiçtim ben yoktum.

K. E.